BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz










Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Evliyim; ama mutlu değilim' diyenler için…

Evliyim; ama mutlu değilim' diyenler için…

Tarih 10 Kasım 2019, 10:21 Editör HÜSEYİN NECATİ

Eşi özlememenin, zamanla sevgide azalma yaşamanın, evlilik ve ilişki sorunu olduğunu hatırlatıp, evliliğinizi ve kendinizi tekrar gözden geçirmenizi önerelim.

Hadi beyin jimnastiği yapalım!

“Her sabah kahvaltıda çay içmekten bıktım.” diyor musunuz?

“Falanca ustanın pideleri harikadır… ama o pideleri gözüm görmek istemiyor artık… çok uzun yıllar oldu, pidenin tadı hiç değişmedi.” diye yılların alışkanlığı olan emektar tadınızı terk ediyor musunuz?

“Doğum yaptım, ilk etapta çocuğumu çok sevdim; ama yıllar geçtikçe çocuk bende alışkanlık yaptı galiba. Artık oğlumu/kızımı eskisi kadar sevmiyorum, ona olan duygularımı kaybettim…” şeklinde cümle kuran bir anneyle karşılaştınız mı?

“Hep aynı anne, hep aynı baba! Yıllar geçtikçe insan değişiklik istiyor. Ben kendimi geliştirdim, annem/babam artık yanıma yakışmıyor! Kendime yeni bir anne/baba bulmaya karar verdim.” deyip arama yapmaya başlayan kaç kişi var aranızda?

Bunları söylemiyorsunuz da; niye iş “eşinizle aranızdakilere” gelince her şey değişiyor!

Evlilikte farklılık arayanlar, yenilik peşinde koşanlar niye iş sabah kahvaltısına gelince aynı değişikliği aramıyor…?

Eşiyle arasındaki ilişki kalitesini beğenmeyenler, niye anneleriyle yaşadıkları ilişki kalitesine değil de hayat arkadaşlarıyla yaşadıkları davranışların detaylarında dikkat odaklı tavırlar geliştiriyor…?

Yıllardır aynı pideyi aynı ustadan yiyen niceleriniz, iş eşinize gelince niye kabak tadı verdi muamelesi yapabiliyor…?

Niye…?

Ben söyleyeyim… çünkü yukarıda saydığım, sizin kendi yaşam tecrübelerinizle çok uzun maddeler boyunca uzatabileceğiniz durumların tamamında “ön kabul” var.

Yani bir anne, çocuğunu yıllar boyunca sevmekten vazgeçmiyor(1). Üstelik minikken öpüp kokladığı yavrusu, ileriki yaşlarında kendisini üzse bile umursamıyor. Emeklerinin zayi olmayacağını, yavrusunun eninde sonunda hatasını anlayacağını düşünüyor.

Meşhur pidecisinin pide kıvamından bıkması gerekirken, tam tersine, yıllar geçtikçe ustasının pidelerinin, yıllanmış değerli bir taş gibi daha da değer kazanacağını(2)düşünüyor. Hatta sevdiği bu lezzetin, herkesin gönlünde taht kurması için, arkadaşlarını o mekana taşımaktan bıkıp usanmıyor.

Yıllar geçiyor… zaman  su gibi akıp gidiyor… ama çay keyfiniz hiç bitmiyor(3)… en güzel anlarını çay içerken kutlamaya; ölüm ve cenaze sonrası üzüntülerini çay içerek birlikte paylaşmaya(4), heyecan sonrası rahatlama sohbetlerini tavşan kanı çayında yaşamaya devam ediyor.

“Ön kabul” böyle bir şey…

O varsa her şey kolay… o yoksa yaşamak ne kadar zor… Hele evlilikler açısından düşünülecek olursa.

Evlilik ilişkisinde ön kabul olunca;

İnsanların birbiri hakkındaki iyi niyeti hiç bitmiyor.

Birbirlerine zaman ayırsalar da ayırmasalar da ilişkinin kendi doğal süreci içinde akıp gideceği biliniyor.

Evlilikte geçici dönemlerde karşılıklı veya tek taraflı ilgisizlik yaşansa bile, bunun altında ekstra bir durum olduğu; içinde kasıt ve kötü niyet olmadığı hissediliyor.

Geçmişle ilgili olumlu ve mutlu hatıralar hatırlanırken; üzücü ve rahatsız edici olaylar daha az akla getiriliyor.

Eskiden yaşanan iyi günlerin hatırına, bugünün sıkıntıları aşılmaya çalışılıyor.

Birbirlerini çok severken yaşanılan coşkulu duyguların, gelecek kaygılarını yok etmesi için temel zemin olacağına inanılıyor.

İyi bir evlilik için art niyetsiz sevgi, hoşgörü, esnek bakış açısı, ee tabii birazcık sabır ve en önemlisi çokça nezaket gerektiği herkes tarafından biliniyor ve özellikle yaşanıyor.
Demek ki neymiş…?

Her zaman yaptığınız ve rutine bağladığınız ilişkilerinizden sıkılmıyorsanız, eşinizden zaman içinde sıkılmaya başlamışsanız, aranızda müdahale edilmesi gereken ciddi bir sorun oluşmuş demektir.

Annesinden bıkmayan, çocuğundan usanmayan; ama eşinden sıkılan ve zamanla bir şeylerin bittiğini düşünenlere hediye edelim bu yazıyı.

İnsanlar bir ömür birbirlerini sevmek ve görmeyince özlemek için evlenir. Bunun güzel örnekleri tüm doğada ve ülkemizde de bol bol yaşanır.

 …ve yazının sonunda; evliliğin zamanla bıkkınlık oluşturacak normal bir süreç olmadığını hatırlatalım.

Eşi özlememenin, zamanla sevgide azalma yaşamanın, evlilik ve ilişki sorunu olduğunu hatırlatıp, evliliğinizi ve kendinizi tekrar gözden geçirmenizi önerelim.

Mehtap Kayaoğlu

Bu haber 48 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KADIN VE GÜZELLİK

EBEVEYNLİĞE HAZIRMISINIZ

EBEVEYNLİĞE HAZIRMISINIZ İster kadın, ister erkek olalım bir çocuk sahibi olmayı hepimiz isteriz. Bunun için bazen kendimizi hazır hissetmey...

Eşinizi Muma Çevirebilmek Mümkün mü

Eşinizi Muma Çevirebilmek Mümkün mü Kadın, arkadaşına Kocamı şöyle bir mum gibi yapamadım diye dert yanıyordu. Arkadaşı derin bir ahçekerek mırıldandı:...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MÜSLÜMANCA YAŞAM

ALPEREN

OSMANLI


OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi