BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Enkaza ulaşılamazken Muhsin Yazıcıoğlu'nu kim buldu

Enkaza ulaşılamazken Muhsin Yazıcıoğlu'nu kim buldu

Tarih 07 Aralık 2012, 19:15 Editör HÜSEYİN NECATİ

Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter 15.10 civarı düştükten sonra 17.42'de Seahawk tipi bir helikopter enkaz bölgesinin 300 metre uzağına iniş yapıyor ve 17.49'da kalkış yaparak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi istikametindeki İngiliz üssüne doğru uçuşunu gerçekleştiriyor.

Arzu Erdoğral
2012-12-07

Enkaza ulaşılamazken Muhsin Yazıcıoğlu'nu kim buldu?

25 Mart 2009 günü…

Canım öyle bir yandı ki, bugün ablasının onun için söylediği ağıtı dinleyince canım aynı o günkü gibi yandı…

Sanki benimle birlikte Keş dağları da ağlamaklıydı!

Çok severdim Muhsin Başkanı… Babayiğit, merhametli, mütevazı, hangi özelliğini sayayım adam gibi adamdı.

İşte böyle bir adamın ölümünü kabul etmek hiçte kolay olmuyor.

Sadece ben mi, ya ailesi, ya sevenleri…

Hele ki gelinen noktada halen bir ileri bir geri gidilmesi!

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümü 3 yılı aşkındır neden halen çok ciddi deliller olmasına rağmen aydınlatılamıyor?

Bu soru zihnimi kemirirken dosyayı yakinen takip eden Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun siyasi ve metin danışmanı, son dönem ise yakın mesai arkadaşlarından olan Ahmet Türk ile bu konuda konuştuk. Yazmamak şartı ile dinlediğim özel malumatlar bende kalmak şartıyla süreci değerlendirdik.

Konuşmamızda rahmetli Turgut Özal'ın bir tertip sonucu öldürüldüğüne yönelik ciddi iddiaların manşetlerde yer aldığı bir dönemde rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun şüpheli ölümü ile alakalı tartışmaların medyada ve kamuoyunda yeteri kadar ilgi görmediği kanaati uyandı bende.

Oysaki Cumhuriyet tarihinin belki de en şüpheli ölümlerinin başında gelen Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının Türkiye'de ciddi sarsıntılara yol açması gerekirdi.

Yanlış anlaşılmasın Özal davasını önemsiz gördüğüm için bunu söylemiyorum, ne var da aynı ilgi Yazıcıoğlu ve onunla birlikte yaşamını yitiren 5 kişi için geçerli olmuyor, algılayamıyorum sadece!

Ahmet Türk'ün anlattıklarının çok küçük bir kısmını sizlerle paylaştığımda zannediyorum bana hak verirsiniz.

25.03.2009 (saat:10.00) tarihi ile 28.03.2009 (saat 24.00) tarihleri arasındaki o bölgeye ait hava trafiği ile alakalı ciddi bilgilere ulaşılmış. Gerek sivil bürokrasi gerekse de askeri bürokrasi ile adeta köşe kovalamaca oynanmış. Askeri ve sivil kesimden gelen ciddi istihbaratlar ise titiz ve “off the record” bir şekilde parti avukatlarınca ve özel yetkili savcılık tarafından değerlendirilmiş…

Gelinen aşamada ise Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı'na ulaştırılan belgeler ile ilgili birkaç gizli tanığın ifadelerine göre 25 Mart günü olayın vuku bulduğu saat 15:10 civarında ilginç olayların yaşandığı ortaya çıkmış durumda…

Gizli tanıkların anlattıkları bilgilerde oldukça enteresan…

Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter 15.10 civarı düştükten sonra 17.42'de Seahawk tipi bir helikopter enkaz bölgesinin 300 metre uzağına iniş yapıyor ve 17.49'da kalkış yaparak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi istikametindeki İngiliz üssüne doğru uçuşunu gerçekleştiriyor. Yine aynı tip bir başka helikopter ise 17.47'de enkaz bölgesine indiği Muharebe Modülü'nden elde edilen bilgiler ışığında görülüyor. Yani ulaşılamıyor ve bulunamıyor denilen enkaz bölgesine askeriyeye ait iki helikopter iniyor ve enkazda ağır yaralı olan tüm yolcuların ölümünü garanti altına alıp görevini tamamlıyor.

Bu çok vahim ve net bir vakıa!

Böylesine ciddi bir vakıa ise BBP'li yetkililer, askeriye ve idari birimlerde resmi görevlerde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu sevdalıları ile Özel Yetkili savcıların gizli, sabırlı ve cesur çabaları ile ortaya çıkıyor.

Öyle bir bilgi ki bu olayı araştıran hukukçular ve yöneticiler ile bu bilginin üzerini örtmeye çalışan odaklar arasında ciddi bir cebelleşme yaşanıyor.

Askeri ve idari yazışmalarda gerçek dışı bilgilerle süreç bulandırılmaya çalışılıyor. Özellikle resmi yazışmalarda olay günü hava ve uçuş izleri ile alakalı radar kayıtları ve başka bilgilerin orijinallerinin değil de, simülasyon görüntülerinin ilgili kurumlara ve BBP'li yöneticilere geldiği, gelen bilgilerin ise “eksik” , “ ilgisiz” ve “inkara dayalı” bilgi ve belgelerin ötesinde bir anlam ifade etmediği iddia ediliyor.

“Muharebe Yönetimi Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi”ne dayanan bilgiler inkar ediliyor! Daha sonra inandırıcı olmayan ve çelişkili “hava sahası izleri” ile süreç bulandırılıyor.

Düşünsenize Yazıcıoğlu'nun bindiği helikopter, Sivas'tan Çağlayancerit'e giderken radarda gözüküyor, Çağlayancerit'ten kalkışından kırıma uğratıldığı ana kadar her ne hikmetse sırra kadem basıyor!

Olan bundan sonra oluyor zaten… Başta BBP Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici olmak üzere davayı takip eden ilgili avukatlar ve Ahmet Türk gibi bazı yöneticiler direkt ve dolaylı yollardan “uyarılıyor”!.. Ama gördüğüm o ki onlar yılmadan tüm şüpheleri ispatlamak için çalışmaya devam edecek. Bu noktayı çok önemsiyorum çünkü ortada o kadar çok iddia ve şüphe var ki bunların iddia ve şüphe olmaktan çıkarılması yani delillendirilip hesap sorulması aşaması çok meşakkatli bir süreç. Ve birileri iyi anlamalı ki uyardıkları insanlar vazgeçecek gibi de değiller!

Bunun dışında olay ile ilgili Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan raporda, “Muhsin Yazıcıoğlu'nun bindiği helikopterde 70‘e yakın teknik eksiklik olmasına rağmen bu helikopter nasıl ve niye ruhsatlandırıldı” sorusu da belli odakları rahatsız ediyor. Ölümlü hava kazalarında 9 kişilik kaza kırım ekibi oluşturulması şartken, neden ve nasıl üç kişilik kaza kırım ekibi oluşturuldu? Sorusuna da cevap verilmesi gerekiyor.

Enkazın korunması konusunda sorumlu olan ama ne hikmetse içerideyken salıverilen Ulaştırma Bakanlığı kaza kırım ekibi, Argus 5000-CE ve Scayhat cihazlarını çalanlarla suç ortaklığı mı yaptı?

Bakan Yıldırım'ın mağdur edildiğini savunduğu bilirkişilerin kazadan 1,5 ay sonra çalınan cihazlarla ilgili sahte evrak düzenleyerek, rapor oluşturdukları görmezden mi gelindi?

Ahmet Türk ile konuşmamızda ortaya çıkan bu soru işaretlerinin ve diğer birçok karanlık noktanın üstü neden, nasıl ve kimler tarafından örtülüyor bilinmez ama bilinen bir gerçek bu ülkede dokunulamaz sanılan birçok kişi bugün yargı önünde hesap veriyor. Öyle ki 28 Şubat'ın başaktörleri birbirini suçlayacak pozisyona geldi.

Demem o ki şu anda Muhsin Yazıcıoğlu olayı ile alakalı üç maymunu oynayan sivil ve askeri bürokratlar bu gerçeği unutmasın! Bugün kendilerini dokunulmaz zannedenler, yarın kendilerini böyle bir durumda bulmak istemiyorsa duruma el atmalı. Gerçekler ortaya çıkınca insanlar ve kurumlar nereye dokunduğunu ve nereye bastığını bilmez ve bundan çekinebilir… Ama devlet yöneticileri cesur davranmalı ve bu dosyanın önündeki tüm engelleri cesurca kaldırmalı.

Muhsin Yazıcıoğlu'nu Mamak'ın soğuk betonunda üşüten irade, bugünse onun hayal ettiklerinden çok korktu.

O içeride ve dışarıda birilerini çok rahatsız etti!

BBP Genel Başkan Danışmanı görevini yürüten Ahmet Türk ise bakın ne söylüyor!

“Birileri eğer bu dosyanın kapatılmasını bekliyorsa yanılıyor, tam “kapandı” dediklerinde yeni bir belge, yeni bir bilgi, yeni bir tanıkla dava yeniden açılır... Biz adaletin tez gelmesini istiyoruz. Bu dava “kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı bir ülke algısını üzerinden atmak için Türkiye için büyük bir fırsatı içinde barındırıyor. Şeffaf ve bağımsız Türkiye kademesine yükselmek adına çok mühim… Herkes elinde imkan olup da neleri yapmadım sorusunu kendisine sorsun. Sormasa da fark etmez! Nasıl olsa herkes yaptığının ve yapamadığının hesabını verecek! Öyle ya da böyle… Allah şehidinin hakkını ve hukukunu elbette korur”

Sahi ulaşılamıyor ve bulunamıyor denilen enkaz bölgesine iki askeri helikopter kimin talimatı ile indi?

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi istikametinde İngiliz üssüne doğru uçuş gerçekleştiren o helikopterin içinde kimler vardı?


Bazı karanlık odaklar bu soruların üstünü örtmeye dursun önümüzdeki günlerde onlara rağmen çok ciddi gelişmeler olacağa benziyor!

O Keş Dağlarına adı yazılan cesur ve korkusuz bu adamın üstünü örtmek ise emin olun pek kolay olmayacak!

Bu haber 2738 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

MUHSİN YAZICIOĞLU

ADAMLIK BİLDİRİSİ...(Muhsin YAZICIOĞLU)

ADAMLIK BİLDİRİSİ...(Muhsin YAZICIOĞLU) 31 Aralık 1954...Horasan kokulu çiçekleri bile kıskandıran ılgıt ılgıt bir rüzgar esti iklim-i ruma.Hemde gelip geç...

Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili ses getirecek iddia

Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili ses getirecek iddia 25 Mart 2009'da seçim gezisi sırasında helikopteri düşen ve hayatını kaybeden BBP lideri Musin Yazıcıoğlu'n...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MÜSLÜMANCA YAŞAM

ALPEREN

OSMANLI


OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi