BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

HABER DAKİK

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz










Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

KARDEŞ SİTELER

www.yenihafta.org/hilalgul/
www.dunyabulteni.net
www.sadakat.net
www.incemeseleler.com
www.gunduzce.com
dersbilgileri.net
www.tacettindergahi.net
www.nizamialem.org
www.analizyayincilik.com.tr
www.seyrangah.tv/index.php
http://www.haberarz.com/
www.resulullah.org
SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S) HATIRALAR II

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S) HATIRALAR II

Tarih 27 Ağustos 2011, 04:49 Editör HÜSEYİN NECATİ

Mektuplar dahi imha edilmiş...
Mustafa Arıkan Bey¬efendiden, Efendi Hazretlerinin (K.S.) el yazılarından örnekler istedik. Bende Üstadımızın birçok mektubu var idi.

Mustafa Arıkan Bey­efendiden, Efendi Hazretlerinin (K.S.) el yazılarından örnekler istedik. “Bende Üstadımızın birçok mektubu var idi. Fakat o devirde hizmetlerimize gelecek zarara imkan vermemek için baskıncıların, din düşmanlarının ellerinde vesika olmasın diye hepsini kaybettik, elden çıkardık bugün bir tane mektubu bile maalesef yok” dediler. Okuyucularımızdan ve Efendi Hazretlerinin (K.S.)  ilk talebelerinden rica ediyoruz Efendi Hazretlerinin kendi el yazılarına ait bir Vesikayı lütfeder gazetemize gönderirlerse ona yetişeme­yen manevi evladlarına ve talebelerine hizmet etmiş olurlar. Önümüzdeki haftalarda, Efendi Hazretlerinin (K.S.)  hastalık devresine ve hususi hallerine dair geniş hatıralar  neşredeceğimizi okuyucularımıza duyururuz.

 

 

 

Ve zamanla okuttuğu talebelere verdiği feyizle etrafa dağılıp okuma genişlemeye başladı. Bi­zim Alaiye’de Oba köyüne muhtelif evlerde ve yapılan binada hummalı bir okuma ve okutma faaliyeti devam ediyordu. O sıralarda İstanbul’a Efendi Hazretlerini (K S.) ziyarete vardım. Ziyaretim bitince izin istedim. “Kal” buyurdular. Müsafirhanede rahmetli “Ali Dayı” ile kalıyordum. Geri dönmem kendime göre zaruri idi. Ali Dayı’dan bana izin almasını rica ettim. O  günlerde Hazrettimiz Kısıklı camünde sabah namazı kıldırır ve arkasından “Evradı Bahaiye” okur, biz dinlerdik.

 

Yine biz müsafirhaneye gelir. Üstazımız da hanei saadetine teşrif ederlerdi. Biz o sabah bi­raz geç uyanmıştık. Efendi Hazretleri namazı kıldırmak üzere camiye gitmemişti. Müsafirhanede beraber kıldık Ali Dayı bana: “Şimdi Efendi Hazretleri gelirken, ıhlamur ağacının yanında karşıla. Ben kapı ağzında kalırım. Sizi görünce bir şeyler söyler ben de söze katılır, size izin verilmesini ricada bulunabilirim” demişti. Ve öy­le yaptık. Efendi Hazretleri gelirken ben de ona doğru yaklaştım, fakat bana telaşlı bir şekilde Yarın dedi. Bir de baktım arkasından bir çok sivil ve resmi kişiler geliyor. Bu bir baskındı...

 

Efendi Hazretleri onlara müsafirhaneyi göstererek: “Burası bahçıvanındır. Burada da bir isteğiniz varsa bakabilirsiniz” buyurarak hane-i saa­detine dogru ilerledi. Onlar da arkasından gitti­ler. Biz Ali Dayı ile dışarı çıktık. Ali Dayı bah­çede meşgu1 olmaya. başladı. Ben de Kısıklı meydanında durdum. Adamlar dönünce müsafirhaneye vardım. Ali Dayı’da gelmişti. Efendi Hazretleri (K.S.) evden inerek teşrif ettiler. Meğer bir hadiseden sebep gelmişlerdi. Hadise şu idi:

 

Ahmet Emin Yalman’a (Vatan Gazetesi sahibi) Malatya’da süikasd tertiplemişlerdi. Bu sebepten baskına uğradık, yoklama yaptılar. Ali Dayı bana “Çocukları bul da derse başlıyalım bir dakika bile kaybedecek vaktimiz yok dediler. Ali Dayı ile beraber çocukları saklandıkları yerden bulup getirdik. Ders başladı bana. “Gidebilirsin” buyurdular. Anladım ki. Alaiye’de baskın olursa korkulup ders bırakılmasın diye bilfiil bi­ze bıınu göstermek için bana gitmek için müsa­de etmemişlerdi. Tatbikatı görünce hemen ayrılmamı emretmişlerdi. Halbuki daha baskını ya­pan polisler karakola bile varmamışlardı, ders başladı. Bu  hadise de, Hazretlerimizin (K.S.) kelle koltuk altında olarak okutma azmini gösteren misallerden biridir.

 

Süleyman Hilmi Tunahan (K.S.) Efendi Hazretleri 1329 (1913) yılında Darül Hilafet’il Aliye medreseleri Kısm-ı Ali (Yüksek kısmına) girmiştir. 1331 (1915) yılında ÜÇÜNCÜ SINIF, BİRİNCİ ŞUBE’yi 90 üzerinden 88 alarak, ilk beş birinci arasına girmeyi başarmıştır. İşte yanda gördüğünüz  DERS NOTLARI’nda şu kayıtlar yazılı bulunmaktadır. Tefsir-i Şerif:10, Tabakat-ı Kurra: 10, Hadib-i Şerri:10, Usul-ü Hadis: 10. Ayrıca bu derslerin karşılarına not düşülmüştü: “ŞAYAN-I TAKDİR VE TAHSİN”

 

Süleyman Efendi Hazretleri (K.S.)’ne dil uzatan, çok bilmiş ukalanın kaç tanesi bugünkü vaziyetleriyle Osmanlı medreselerinin kapılarından içeri girebilirdi? Hangi cüretle bu büyük Osmanlı alimine dil uzatmak cesaretini göstermişlerdir. Haya ve edep!...

 

Alanya eşrafından Kıvrasıllı Mus­tafa Arıkan Beyefendi anlatıyor “Sü1eyman Efendi Hazretleri (K.S.), İslâma, imana, âdet ve ananelere sanata, ticaret ve ziraate en zararlı­sının, İslâm harflerinin bir anda kaldırılıp atılması olduğunu sohbet­lerinde sık sık beyan ederlerdi. Misal olarak Japonya’yı gösterirlerdi. Japon­ya, Hiroşima’ya atılan atom perişanlı­ğı sebebiyle müttefiklerine kayıtsız şartsız teslim olmuştu. Ancak bir tek isteğini kabul ettirmişti. O da, Japon milletinin okuyup yazmasını kendi harfleriyle yapması ve milli kültürlerin de serbest bırakılması idi. Bilindiği gi­bi, kısa zamanda kendi eserleriyle geliş­tiler. Bugünkü dünyanın gelişmiş ülke­leri arasına yükselmelerinde, milli kül­türlerini devam ettiren alfabelerinden fedakarlık yapmamalarıdır.

 

Avrupa cahiliyet devrinde iken, Müslümanlar ahlakta olduğu gibi, ilim ve sanatta da ileri idiler. Hatta Avrupa Endülüs Emevi Devletinde bulunan İslâm kütüphanelerine giderek oradaki en kabarık ve muhteviyatlı kıymetli eserleri kendi dillerine tercüme ettirerek, bu­günkü fen ve sanatta ilerleme göster­mişlerdi. Bu ilerlemelerinde, Endülüs kütüphanelerinin büyük çapta faydası olmuştur. Bunu aslâ inkar edemezler.

 

Bizim de, bilhassa Osmanlı’nın ilmî sahadaki eserleri sayılamayacak kadar çoktur. Türkiye’de birden yapılan kültür değişikliği ve İslâm harflerinin bir anda yasaklanması neticesinde milletimiz büyük bir ilim boşluğuna. kül­tür eksikliğine düşmüştür. Hattâ siyasi iktidarların baskıları sebebiyle, birçok İslâmi kitabın ateşte yakıldığı toprağa gümülüp çürümeye terkedildiği bilinen gerçeklerdendir. Necip bir milletin evladları, milli kültürü aktaracak vasıta her türlü ilim, teknik, sanat ve değer maharetlerden mahrum bırakıldı. Böylece Avrupa’nın insafına terkedilmiş, esir millet durumuna düşürüldü. İkinci Cihan Harbine girmediğimiz halde, gelişmiş bir millet olmamız gerekirken, iktisatta, sanat ve ticarette harpten çıkan devletlerden daha geri kalmamız milli kültürü yeni nesillere nakledeme­yişimizdendir.

Bu haber 2466 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S)

Söyleyin Menderese Ayasofyayı cami olarak açsın

Söyleyin Menderese Ayasofyayı cami olarak açsın Söyleyin Menderese Ayasofyayı cami olarak açsın. Bu şerf ona nasip olsun diye seslenmişti. Ayasofyayı Menderes açma...

Afrikada usul öğretiyoruz

Afrikada usul öğretiyoruz Biz Afrikaya sadece yardım götürmüyoruz. Oranın dilini, dokusunu, kokusunu, coğrafyasını her şeyini biliyoruz. Biz ...

NASİHAT

NAMAZ

Bul karayı,al parayı01 Aralık 2013

GALERİ

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MÜSLÜMANCA YAŞAM

MUHSİN BAŞKAN

ALPEREN

OSMANLI


OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

ALAHA ISMARLADIM

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi